Ölümü Öldürmek
بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَٰنِ الرَّحِيمِ
İnsan bilinci tamamıyla metafizik bir varlığa sahiptir, kişinin bedeniyle ya da "hayvanıyla" kurduğu ilişki geçici bir süreçtir ve bu sürecin bitmesine ölüm adını vermekteyiz. Ölümün nihai son olarak algılanması bilincin hayvandan ibaret olduğu gibi temelsiz bir inanca dayanmaktadır. Bu yazı bahisteki inancın temelsiz olduğunu ve aksinin akla uygunluğunu göstermek için yeterli olacaktır.
Bilincin durumu hakkında konuşabilmek için önce bilincin varlığından emin olmak gerekmektedir. Bilincin inkarı tüm bilgilerin inkarını gerektirmektedir, tümdengelimsel bilgiler kişinin kıyasına, tümevarımsal bilgiler ise kişinin duyularına dayanmaktadır. Bunların varlığı ise bilincin var olmasını gerektirmektedir. Bu bilgiler bilincin varlığını tüm şubeleriyle ispatlamaya yeterli olmasa da tartışacağımız konu için yeterlidir.
Bilincin varlığının hayvan ile sınırlanmasının muhalliğini göstermek için bunu varsayalım. Hayvanın bölünebilir olması temel bir sorun teşkil etmektedir. Bilinç eksilebilir ise maddeyle birlikte eksiliyor olmalıdır. Maddedeki her türlü azalmada bilincin azalması içgüdüsel olarak yanlış bir bilgidir çünkü kişi saçını kestiğinde, kolu alındığında veya organ nakli yapıldığında bir bilinç azalması yaşadığını düşünmez. Hatta sadece bir beyin olarak yaşayan kurgusal karakterlere dair bile böyle bir düşüncemiz olmaz. Bu durumda maddenin azalması bilincin azalmasını gerektirmemektedir, bilincin azalmasının da maddeden başka bir sebebi olmaması gerekir, buradan da bilincin azalmadığını çıkarabiliriz.
Bilinç azalabilen bir şey değil ise varlığı veya yokluğu arasında bir geçiş iddia edilemez, anlık olarak ya vardır ya da yoktur. Genel kabul edilen görüş ise budur, nitekim ölüm anı olarak tek bir zamanı saptıyoruz. Bilincin varlığını canlılığı tespit edilebilenlerle sınırlıyorsak, bu canlıların sınırlarını da koyabilmemiz gerekmektedir. Maddenin bölünebilirliği burada da benzer bir sorun doğurmaktadır. Maddesi canlı bir çok hücreden oluşan hayvanın tek ve bölünemeyen bir bilince sahip olması, bu bilincin hücrelerinin bilincinin toplamından başka bir şey olmasını gerektirmektedir, öyle olsaydı bölünebilir olurdu ve bu muhaldir. Bilincin maddenin dışında olması onun metafizik varlığını ispatlar.
Bilinç metafizik ise onun neliği hakkındaki bilgiyi sadece içgüdüsel olarak (keşif) ya da haberi olarak bilebiliriz (vahiy) çünkü burada kıyas geçersiz kalmaktadır. Bu konudaki haberi bilgilerin hepsi doğası gereği dinidir ve dinler bilincin/ruhun ölümsüzlüğünde ittifak etmiştir. İçgüdüsel olarak ise metafizik varlıkların ölümü gibi bir durum hayal edilmemektedir çünkü ölüm canlıların maddelerine has olarak düşünülmektedir.
Yorumlar
Yorum Gönder