Ben Neredeyim?

    بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَـٰنِ ٱلرَّحِيم

    Elimi kesersem benliğim eksilir mi? Bunun cevabının içgüdüsel olarak hayır olduğuna hükmedebiliriz, nihayetinde düzenli olarak saç ve tırnaklarımızı kesiyor, kilo alıp kilo veriyoruz ve bunun benliğimizi azaltan veya artan bir şey olduğunu düşünmüyoruz. Hayatta kalacak düzeyde tüm uzuvlarımızın alındığı bir ortamda (Absolute Bane'in kavanozdaki hali gibi) benlikten söz edebilir miyiz? Kişi için aslında değişen herhangi bir şey yok, algısında veya düşünme becerisinde bir azalma olması gerekmiyor, buradaki düşüncelerin bize hiçbir geri dönüşü olmuyorsa onun hayatta olduğunu bile algılayamayız ama onun benliğinde bir eksilme olduğunu iddia etmemiz de zor. 

    Düşünceyi ve bilinci beyne bağlıyoruz sonuçta bir insan beynine hasar aldığında belirgin olarak test edebildiğimiz düşünme becerilerinde azalma meydana geliyor. Bunu reddetmemekle beraber burada bizim test ettiğimiz şey gerçekten o kişinin düşünme becerisi mi yoksa bunu bize belirtebilme becerisi mi, bunu yargılamak bir önceki hüküm kadar kolay değil. Eğer bilinç beyinden bağımsız var olabilen bir şey ise ve varlığını beyin üzerinden gösteriyorsa, ölen birisinin veya genel manada ölümün ne olduğuna hükmetmek de pek tabii zorlaşıyor.

    Ölümü algılamanın tek yolu vücuttaki hareketlere bakarak, algılanabilir olanları kontrol etmek. Bunların hiçbirinin olmadığı bir senaryoda kişinin ölümüne hükmediyoruz, komadaki birisi ve ölmüş birisinin tek farkının bunlar olması bunu açıklamak için yeterli olacaktır. Belirti-varlık bağının sorgulandığı ve muğlak bir noktada, koma ve ölümü ayırt etmek düşündüğümüz kadar kolay olmayacaktır. Kişinin bilinci ve benliği dışarıdan algılanabilen hareketlerden soyutlanırsa, bunun doğal sonucu olarak bilinç de tümüyle bedenden soyutlanabilir. Bu durumda ise kişinin öldüğünü algılaması elini kaybettiğini algılaması gibi banal bir duruma dönüşüp, ölüm hiçbir zaman gerçekleşmeyebilir.

    Eğer bilinç kişinin bedeninden soyutlanabilen bir şey ise, bilincin fiziki varlığının inkarı gerekecektir. Bilinç ise kişinin varlığı kabul etmesinin önkoşulu olduğuna göre, bilinç inkar edilemez, bunun lazımı da bilincin metafizik bir varlığı gelmektedir. Bilinç metafizik ise kişinin ölmesi bir oyun karakterinin ölmesinden farklı değildir, çünkü biz oyunu nasıl o karakterin gözünden algılıyorsak fiziksel gerçekliği de bedenimiz üzerinden algılıyoruz. Durum böyleyken de kişinin ölmesi metafizik olan üst algılama boyutuna geçmekten başkası değildir. Bu üst algının neliği konusunu tartışmak bir hayli zordur fakat oraya döneceğimiz kesindir. 

اِنَّا لِلّٰهِ وَاِنَّٓا اِلَيْهِ رَاجِعُونَؕ / Şüphesiz biz Allah'a aitiz ve şüphesiz O'na döneceğiz

 

 

Yorumlar